Temel Dini Bilgiler: Zekat

Yazar: | 31 Ekim 2016

zekat

A) ZEKATIN ÖNEMİ

Bu dünyada yaşayabilmemiz için temel ihtiyaçlarımızı karşılamamız gerekir. Allah her insanı ihtiyaçlarını karşılama becerisi ile donatmıştır. Gerekli çalışmayı yapan her insan temel ihtiyaçlarını hatta daha fazlasını karşılayabilir. Çalışarak ihtiyaçlarını karşılayabilen insanlar Allah’tan başka hiç kimseye borçlu hissetmezler. Saygıyı ve kulluğu yalnız Allah’a gösterirler.

Zekat ibadeti Müslümanların ekonomik hayatını düzenleyerek hem ekonominin sağlıklı büyümesini sağlar hem de bazı insanların diğer insanların özgürlüklerini elinden almasına engel olur.

Ekonomik hayatta yapılan yanlış davranışların başında faizli işlem yapmak gelir. Faizli işlem yapan insanlar, gelir elde etmek için ekonomide serbestçe dolaşması gereken parayı tutarlar ve başka insanların bu parayı kullanarak ihtiyaçlarını karşılamasına engel olurlar. Onları kendilerine borçlu hale getirirler.

Para vücuttaki kan gibidir. Vücudun her hücresinin ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için belli bir miktarda kanın vücutta serbestçe dolaşması gerekir. Sağlıklı bir ekonomi için de paranın sürekli elden ele dolaşarak insanların ihtiyaçlarını karşılaması gerekir. İnsanların mal veya hizmet ihtiyacını karşılamadan, para üzerinden gelir elde eden kişiler ekonomide dolaşan parayı azaltırlar. Böylelikle üretim ve tüketim yavaşlar. Buna  ekonomik kriz denir. Ekonomik krizde toplumun zayıf kesimleri ya borçlanarak özgürlüklerini kaybeder ya da ellerindeki birikimi kaybederek tamamen ekonomik hayatın dışına itilir.

Dinimizde ise Allah, insanlardan paralarının az bir kısmından o parayı değerlendirebilecek kişilere karşılıksız olarak aktarmalarını emretmiştir. Böylelikle toplumun zayıf kesimleri tekrar ekonomik hayatın içine çekilir. Geleceğe olan umutları artar.  Allah insanların yaptığı bu harcamaları hem bu dünyada hem ahirette fazlasıyla geri ödeyeceğini garanti etmiştir. Başka bir deyişle Allah yolunda harcananları bir eksilme olarak değil bir yatırım olarak düşünülmelidir. Zekatın yarattığı ekonomik canlılıktan  zekatı veren kişiler de fazlasıyla faydalanır (çarpan etkisi). Allah şöyle buyurmuştur:

“Altın ile gümüşü biriktirip Allah yolunda harcamayanları yakıcı bir azapla müjdele…” (Tevbe Suresi 35. ayet)

Allah‘ın rızasını kazanmak ve kendilerini sağlama almak için mallarını harcayanların durumu tepe üstüne kurulu bahçeye benzer. Bol yağmur yağarsa iki kat ürün verir. Yağmur yağmazsa çisenti olur. Allah yaptığınız her şeyi görür.

Hanginiz ister ki, hurması ve üzümü olan ve içinden sular akan bir bahçesi olsun, orada her türlü meyve bulunsun; ihtiyarlık gelip çatmış, çocukları da güçsüz olsun. Sonra orayı ateşli bir kasırga vursun da bahçe yanıp kavrulsun… İşte böyle. Allah o âyetleri size iyice açıklar. Belki düşünürsünüz.

Müminler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve sizin için yerden çıkardıklarımızdan hayra harcayın. Kötü kısmını vermeye kalkmayın; siz olsanız almazsınız; göz yumarsanız başka. Bilin ki, Allah zengindir, ne yaparsa, güzelini yapar.      

Şeytan sizi yoksul düşmekle tehdit eder. Sizden çirkin şeyler ister. Allah ise suçunuzu bağışlama ve ikramda bulunma sözü verir. Allah’ın imkanları geniştir, her şeyi bilir.” (Bakara Suresi 262-268. ayetler)

 B) ZEKATIN VERİLİŞİ

Zekat ibadeti yılda bir kere yapılır ve belli ölçüde parası ya da malı olan kişilere farzdır. Zekat, ihtiyaç fazlası olan mal ya da paradan verilir. En az 85 gr altın, 595 gr gümüş, buna denk parası veya ticaret malı olan kişiler, sahip olduğu malın ya da paranın en az kırkta biri oranında zekat verir.

Allah Tevbe Suresi’nin 60. Ayetinde sekiz farklı gruba zekat verilebileceğini bildirmiştir. Bu gruplar şu şekildedir:

Fakirler: Uzun süreler boyunca ekonomik hayatın dışına itilen, ihtiyaçlarını çok zor karşılayabilen insanları ifade eder.

Miskinler: Normalde fakir olmayan ama işlerinin bozulması, hastalık, kaza vb. gibi durumlar yüzünden zor duruma düşen insanları ifade eder.

Zekat Memurları: Zekat toplama amacıyla dolaşan devlet memurlarını ifade eder.

Kalpleri İslam dinine ısındırılanlar (müellefe-i kulûb): Müslüman olmayan ama müslümanlığa ısındırmak amacıyla zekat verilen kişilerdir.

Savaş Esirleri: Savaş sonucunda esir alınan fakat özgür kalmak için fidye verme ihtimali bulunmayan savaş esirlerini ifade eder.

Borçlular: Fakir ve miskinlerden farklı olmak üzere ağır borç yükü altında bulunanları ifade eder.

Allah yolunda olanlar: Allah yolunda dini, bilimsel faaliyetler yapan, cihad eden insanları ifade eder.

Yolcular: Yolda kalmış ya da memleketini terk etmek zorunda kalmış insanları ifade eder.

Bu gruplar içinde bulunan kişilere başta yakınlarımız olmak üzere zekat vermemiz  gerekmektedir.

Fıtır Sadakası (fitre)

Ramazan bayramının hemen öncesinde verilir. Miktarı bir kişinin, bir gün doyacağı kadardır. Fakirlere verilir. Ramazan ayını oruçlu geçiren kişilerin vermesi gereken bir sadakadır. Oruçluyken yaptığımız bazı aşırı davranışların affedilmesi için verilir.