Kur’an-ı Kerim’de “Gelişmek – Saflaşmak” Kavramı

Yazar: | 17 Nisan 2017

Sunlight-and-High-Tech-Materials-Can-Help-Purify-Water-Scientists-Say-432727-2

زكاة  kökünen türetilen fiil Kur’an’da 30’un üzerinde yerde geçmektedir. Temizlemek, gelişmek, saflaşmak, zekat vermek gibi bağlamlarda kullanılmaktadır. Eğitimin faaliyetlerinin temel hedefi kişiyi ve toplumu geliştirmek ve mutlu olmalarına yardımcı olmaktır. Bu bağlamda kavramın eğitimle ilişkisi olabileceğini düşünüyoruz. 

Kendini Geliştiren Kişinin Özellikler

87. Sure (Ala) 14. ayetteقَدْ أَفْلَحَ مَن تَزَكَّىٰ; Kendini geliştiren ise umduğuna kavuşacaktır.” deniliyor. 15. ayette “kendini geliştiren kişi”nin özellikleri şöyle söyleniyor: “وَذَكَرَ ٱسْمَ رَبِّهِۦ فَصَلَّىٰ; O, Rabbinin adını aklından çıkarmayan ve ona kulluk eden kişidir.”

Bir de 92. Sure (Leyl) 18. ayette “ٱلَّذِى يُؤْتِى مَالَهُۥ يَتَزَكَّىٰ; O da malını verip kendini geliştiren kimsedir.” buyruluyor. 17. ayette “Kendini en iyi koruyan da oradan(cehennem) uzak kalacaktır” buyruluyor. 17. ayetteki “O da” ifadesi bir önceki ayete bağlanıyor; yani demek ki malını verip (kendini geliştiren) Rabbinin adını aklından çıkarmayan ve O’na kulluk eden kimse “kendini koruyan ve ateşten uzak kalacak kimse”ymiş.

“Kendini geliştiren kişi”nin özelliğini öğrendikten sonra ayetleri anlamlandırmak daha kolay olmaya başlıyor.

35. sure(Fatır) 18. ayette “وَمَن تَزَكَّىٰ فَإِنَّمَا يَتَزَكَّىٰ لِنَفْسِهِ; Kim kendini geliştirirse onu sadece kendisi için yapmış olur” buyruluyor. Kendini geliştiren kimsenin özelliklerini düşünürsek: Kim “malını verip, Rabbinin adını aklından çıkarmaz ve O’na kulluk eder, kendini korur ve ateşten uzak kalır”sa, bunu sadece kendisi için yapmış olur.

Gelişmeyi Tercih Etme

24. sure (Nur) 21. ayette “وَلَوْلَا فَضْلُ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُۥ مَا زَكَىٰ مِنكُم مِّنْ أَحَدٍ أَبَدًا وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ يُزَكِّى مَن يَشَآءُ; Allah’ın size iyiliği ve ikramı olmasaydı hiç biriniz asla gelişemezdi. Ama Allah, gelişmeyi tercih edeni geliştirir. buyruluyor. Buradan anladığımıza göre “gelişme” Allah’ın insana bir “iyiliği ve ikramı” Ancak bu iyiliğe ve ikrama ulaşabilmek için de gelişmeyi tercih etmek gerekiyor.

Peki “gelişme”yi nasıl tercih edeceğiz

Sure (Cuma) 2. Ayet şöyle:هُوَ ٱلَّذِى بَعَثَ فِى ٱلْأُمِّيِّۦنَ رَسُولًا مِّنْهُمْ يَتْلُوا۟ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتِهِۦ وَيُزَكِّيهِمْ وَيُعَلِّمُهُمُ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْحِكْمَةَ وَإِن كَانُوا۟ مِن قَبْلُ لَفِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ; Ümmilerin (ilahi kitapları bilmeyenlerin) içinden elçi çıkaran Allah’tır. Onlara, O’nun ayetlerini okur, Kitab’ı ve hikmeti öğreterek onları geliştirir. Halbuki onlar daha önce açık bir sapkınlık içindeydiler.”

Elçilerin yaptığı tebliğleri dinlemek ve tebliğlere uymak, kendimizi geliştirmeyi tercih etmemizin bir yolu olabilir. Aşağıdaki ayetlerde de “elçilerin kitabı ve hikmeti öğreterek, insanları geliştireceği zikrediliyor.

2. sure (Bakara) 129: “رَبَّنَا وَٱبْعَثْ فِيهِمْ رَسُولًا مِّنْهُمْ يَتْلُوا۟ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتِكَ وَيُعَلِّمُهُمُ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْحِكْمَةَ وَيُزَكِّيهِمْ ۚ إِنَّكَ أَنتَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ; Rabbimiz! Bunların içinden bir elçi çıkar da onlara senin âyetlerini okusun! Kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları geliştirsin! Üstün olan, doğru karar veren Sensin!”

2. sure (Bakara) 151: كَمَآ أَرْسَلْنَا فِيكُمْ رَسُولًا مِّنكُمْ يَتْلُوا۟ عَلَيْكُمْ ءَايَٰتِنَا وَيُزَكِّيكُمْ وَيُعَلِّمُكُمُ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْحِكْمَةَ وَيُعَلِّمُكُم مَّا لَمْ تَكُونُوا۟ تَعْلَمُونَ; Nitekim (iyiliklerimi tamamlayayım diye) içinizden size bir elçi gönderdim. O size âyetlerimizi okur, sizi geliştirir, size Kitab’ı ve hikmeti öğretir, size bilmediğinizi öğretir.

Elçilerin Tebliği ve Gelişme Arasındaki Bağ

79. sure (Naziat) 17, 18, 19. ayetlerde Musa’nın (as) Firavun’a gönderilmesinden söz ediliyor:

“17- ٱذْهَبْ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ; Firavun’a git; o, azgınlaştı.

18- فَقُلْ هَل لَّكَ إِلَىٰٓ أَن تَزَكَّىٰ; De ki: Kendini geliştirmek hakkındır, değil mi?

19- وَأَهْدِيَكَ إِلَىٰ رَبِّكَ فَتَخْشَىٰ; Sana, Rabbine giden yolu göstermem de hakkındır. Sonra kendine çeki düzen verirsin.”

Buradan da yine elçilerin tebliğiyle “gelişme” arasında bir bağ olduğunu çıkarılabilir.  Bu kıssanın devamındaki ayetler şöyle:

20-فَأَرَىٰهُ ٱلْءَايَةَ ٱلْكُبْرَىٰ; Ardından ona en büyük mucizeyi gösterdi.

21- فَكَذَّبَ وَعَصَىٰ; Ama Firavun yalana sarıldı ve isyan etti.

22- ثُمَّ أَدْبَرَ يَسْعَىٰ; Sırt çevirdi ve işe girişti.

23-فَحَشَرَ فَنَادَىٰ; Herkesi topladı ve haykırdı:

24-فَقَالَ أَنَا۠ رَبُّكُمُ ٱلْأَعْلَىٰ; “Sizin en yüce efendiniz benim” dedi.

25-فَأَخَذَهُ ٱللَّهُ نَكَالَ ٱلْءَاخِرَةِ وَٱلْأُولَىٰٓ; Allah da onu yakaladı, çağdaşlarına ve sonrakilere ibretlik yaptı.

26-إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَعِبْرَةً لِّمَن يَخْشَىٰٓ; Kendine çeki düzen verecek kimseler için bunda tam bir ibret vardır.”

Buradaki ibreti, “gelişmeyi reddeden bir insanın Cehennemlik oluşu” olarak anlaşılabilir.  Kısaca insan, elçilerin tebliğine kulak verip, uyarsa Allah’in iyilik ve ikramı olarak kendiliğinden gelişiyor. Elçilerin tebliğine sırt çevirip uymazsa, cehennemlik oluyor. Bir anlamda kendini geliştirmemenin sonucu Cehennem diyebiliriz.

Bu çıkarıma 91. sure Şems suresi 9. ve 10. ayetleri de delil gösterebiliriz:

91. sure (Şems): 9-قَدْ أَفْلَحَ مَن زَكَّىٰهَا ; Kendini geliştiren, umduğuna kavuşur.

10-وَقَدْ خَابَ مَن دَسَّىٰهَا ; Kendini pis işlere sokan da kaybeder

İnsanın Kendisini Temize Çıkarmaya Çalışması

Aşağıdaki ayetlerde de insanın kendini temize çıkarmaya kalkmasından söz ediliyor; ancak bunu yapmaması konusunda uyarılıyor.

4. sure (Nisa) 49. ayet: “أَلَمْ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ يُزَكُّونَ أَنفُسَهُم ۚ بَلِ ٱللَّهُ يُزَكِّى مَن يَشَآءُ وَلَا يُظْلَمُونَ فَتِيلًا; Kendilerini temize çıkaranları görmez misin? Hayır! Allah, tercihini doğru yapan kişiyi temize çıkarır. Onlara kıl kadar haksızlık yapılmaz.”

sure (Necm) 32. ayet:“ٱلَّذِينَ يَجْتَنِبُونَ كَبَٰٓئِرَ ٱلْإِثْمِ وَٱلْفَوَٰحِشَ إِلَّا ٱللَّمَمَ ۚ إِنَّ رَبَّكَ وَٰسِعُ ٱلْمَغْفِرَةِ ۚ هُوَ أَعْلَمُ بِكُمْ إِذْ أَنشَأَكُم مِّنَ ٱلْأَرْضِ وَإِذْ أَنتُمْ أَجِنَّةٌ فِى بُطُون أُمَّهَٰتِكُمْ ۖ فَلَا تُزَكُّوٓا۟ أَنفُسَكُمْ ۖ هُوَ أَعْلَمُ بِمَنِ ٱتَّقَىٰ; Güzel davrananlar, kusurları hariç, günahların büyüklerinden ve fuhuş çeşitlerinden kaçınanlardır. Sahibinin bağışlaması boldur. Topraktan sizi oluştururken de analarınızın karnında birer cenin iken de sizi en iyi bilen O’dur. Kendinizi iyi göstermeye kalkmayın. Doğal yapısını kimin koruduğunu en iyi O bilir.”

İyi, Temiz ve Nezih Olma Durumu

Bu kök; 2. sure (Bakara) 232. ayette, 18. sure(Kehf) 19. ayette, 24. sure (Nur) 29 ve 30. ayetlerde de “iyi, temiz ve nezih olma durumu” anlamında kullanılıyor.

Suçsuz, Tertemiz, Masum Anlamı

18. sure (Kehf) 74. ayette ise “suçsuz, tertemiz, masum” anlamları verilmiş.

Sonuç

Ayetleri gözden geçirdiğimizde kendini geliştirmek isteyenlerin öncelikle yapması gereken şeyin, Allah’ın emir ve yasaklarına tam bir teslimiyet içerisinde uyması olduğunu görüyoruz. Günümüzde kendini geliştirme kavramı “bilgi sahibi olmakla veya iyi okullar bitirmekle” ilişkilendirilmektedir. Öte yandan Kuran’ı Kerim’e baktığımızda gelişip güçlenmenin öncelikle takvadan yani Allah’tan çekinerek kendini yanlışlardan korumaktan geçtiği görülebilir. Zaten hiçbir şekilde eğitim görmemiş, ekonomik kaynakları çok kıt bir ortamda yaşayan nebimiz Muhammed’in (as) ve ashabının kısa sürede her alanda yakaladığı gelişme ve başarı bundan başka bir şeyle açıklanamaz.